27 Nisan 2020 Pazartesi

Jack London - Adem'den Önce


insatgram sayfam Dendenin Yörüngesi için yazdığım yorumdur
Merhaba,

Bugün konusuyla çok ilgimi çeken bir kitapla geldim. Üstelik bu kitap bana hep soğuk ve kar, kurt hatırlatan bir yazarı sevdiren kitap oldu. Açıkçası biraz uzak duruyordum ki, artık söz konusu değil. 
Bu kitap henüz evrim konusunda tablolar yapılmamış  ve bilgilerin yetersiz olduğu bir tarihte -1906'da- , çoğunluğu yazarın araştırmalarına dayalı hayal gücüyle yazıldığı için daha da kıymetli. 
Ayrıca "tarihöncesi edebiyatı" ya da "taş devri edebiyatı" denebilecek bir türün ilk örneği. 
Spoiler var mı yok mu bilemiyorum. Okuyanlar karar versin 🥰 
Anlatıcımız bu çağda yaşayan modern insan. Ama anlattıkları ona dna sı ile aktarılan atalarından Kocadiş'in hayatı. 
O dönemde 3 tür insan var, Ateş insanları (ki ok yay kullanan en bilinçli kısım), ağaç insanları (en ilkel kısım) ve Halk (ikisi arasında bir gelişmişlik düzeyi olan). Kahramanımız Kocadiş, önce bir ağaç insanı. Hatta bu dönemde ağaçtan düşme deneyimleri sebebiyle, günümüzdeki anlatıcı yüksekten düştüğü rüyalar görüyor. İşte beni kitaba bağlayan nokta burası oldu. Çünkü kitabı okurken -ki bu @okuyan_kadinlar_kulubu nde bu ayın #heraybirmodern etkinlik kitabı olduğundan- okuyanların hepsinde bu tarz rüya deneyimlerinin olduğu ortaya çıktı. Yani bir atamız ağaçtan düşüp ölmediyse ve sonra çocuk sahibi olduysa biz o soydan geliyoruz demekmiş. 
Sonra mağaralarda yaşayan Halk insanlarının yanına taşınıyor ve orada yakın arkadaşı Sarkıkkulak'la yaşıyor. 
Ama gelişmiş olan, o çağda kendinden daha güçsüz zayıf olanı rahat bırakmadığından olanlar oluyor. (Spoiler vermeyeceğim ya, susuyorum) 
Son derece akıcı, ilgi çekici bir kitap. Arkada çevirmenin açıklama kısmı son derece bilgilendirici. Sadece keşke dipnotlar sayfa sonunda olsaymış. Adı dipnot kitabın sonu not değil ki.😬 Görüşmek üzere 🌻

25 Nisan 2020 Cumartesi

Vicente Blasco Ibanez - Mahşerin Dört Atlısı


Özgün Adı: Los Cuatro Jinetes Del Apocalipsis

Basım Tarihi: Aralık, 2008

Benim Okuduğum Baskı: Kasım, 2019

Yayınevi: İş Bankası Kültür Yayınları

Sayfa Sayısı: 438

Çeviri: Neyyire Gül Işık

Yorumum:

Instagram hesabım dendeninyorungesi için yazdığım yorumdur.

@okuyan_kadinlar_kulubu ile #heraybirdunyaklasigi etkinliğimizde bu ay Vicente Blasco Ibenez'den Mahşerin Dört Atlısı'nı okuduk.

Yorumum spoiler içerebilir. Okuma kararınızı bu uyarıya göre verin🙃

Mahşerin Dört Atlısı kimlerdir diye önce bir açıklama yazayım.

Bir ejderhanın önünden giden dört atlı ...Veba (kır at), Savaş (doru at), Açlık (siyah at) ve Ecel (solgun at). Ve ejderha hiç ölmez sadece bir süre geriye çekilir, sonra yeniden ortaya çıkar 😔

Babalarının ölümünden sonra Güney Amerika'dan Avrupa'ya göç eden iki kız kardeş. Birinin eşi Alman, birinin Fransız. Ve eşikte Birinci Dünya Savaşı. Ve kardeş çocuklarını karşı karşıya getirmesi. (Bu kitapta yeni bir çok şey öğrendim ki bunlardan biri Almanların Ari ırk fikirleri o dönemde bile var ve yazar kahramanı ağzından bu fikri yeni nesil Alman gençlere aşılayan üniversite profesörlerine kızıyor, muhtemel ki Hitler bu profesörlerin öğrencisi olabilir, kendi çıkarımım, derin derin araştırmadım). Ve savaş kapıya dayanır ve Marne Savaşı. Birinci Dünya Savaşı'nın ilk çarpışmasında Almanlar Paris'e doğru yol alırlar. Müthiş bir vahşet. Her vahşetin altında "savaştayız ama" sözleri. Yapılanları aklamak istercesine.

Savaşın getirdiği yıkım, vahşet, ölümler, ayrılıklar, acılar. Yazarın Almanları yerden yere vuruşu.
Fikrim şudur ki; neden savaşlar var, neden pırıl pırıl zekalar savaşlarda yok ediliyor, insanlar neden daha iyiye güzele ulaşmak için yaşamak yerine, hep başkasının toprağı, zenginliği peşindeler. Acaba günün birinde insanlık sadece iyi ve yapıcı fikirler üzerinde yükselebilecek mi?
Savaşlara harcanan kaynakların dünya insanlarının refahına harcandığı bir dünya ümidiyle.

Hayırlı Ramazanlar.

22 Nisan 2020 Çarşamba

Catherine Doyle – Blood for Blood Serisi


Blood for Blood Serisi




Not: Seri şu an için üç kitaptır.

Catherine Doyle – Blood for Blood Serisi 3 – Mafya


İngilizce Adı: Mafisa

Seri: Blood for Blood Serisi 3

Basım Tarihi: Nisan, 2020

Yayınevi: Yabancı

Sayfa Sayısı: 376

Çeviri: Pınar Polat


Konusu:

Herkes İHANET eder ama yalnızca AŞK affeder.

Kan yemini edilmiş, Sophie artık bir Falcone olmuştu. Bir yandan da sıradan bir genç kızmış gibi okula gidiyor, en yakın arkadaşıyla bir maskeli balo planlıyor ve büyük bir yalanı yaşamaya devam ediyordu. Oysa Chicago sokaklarını kana bulayacak bir savaş tüm şiddetiyle yaklaşıyordu.

Âşık olduğu adamdan bile saklaması gereken sırlar ruhunu parça parça kemirirken hayatının en önemli sınavını vermek zorundaydı. Annesini öldürenlerden intikam almak için, geçmişini derinlere gömüp gerçek bir mafya, bir katil olabilir miydi?

“Daha karanlık, daha seksi ve hiç olmadığı kadar tehlikeli.”
-Melinda Salisbury

Catherine Doyle – Blood for Blood Serisi 2 – Cehennem


İngilizce Adı: Inferno

Seri: Blood for Blood Serisi 2

Basım Tarihi: Temmuz, 2019

Yayınevi: Yabancı

Sayfa Sayısı: 376

Çeviri: Pınar Polat

Konusu:

Aile her şeyden önce gelir. Peki ya aşk?

Sophie, tepetaklak olmuş hayatını düzene sokmaya kararlıydı. Ailesini koruyacak ve hapsolduğu umutsuz aşk üçgeninden kurtulacaktı. Fakat hayatın onun için bambaşka planları vardı.

Rakip bir mafya ailesi, çok yakında Falconelerle aralarındaki kırılgan barışı bozmayı planlıyordu. Kalbi ile kan bağları arasında kalan Sophie ise en kötü kâbuslarında bile görmediği gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalacağını bilmeden, büyük bir komplonun en önemli oyuncusu olmak üzereydi.

“Gerçekten muhteşem. İnanmayacaksınız ama İntikam’dan bile daha iyi…” 
-Louise O’Neill, Kusursuzlar’ın yazarı

“Bu sadece görüp görebileceğiniz en iyi genç yetişkin romanlarından biri değil, aynı zamanda klasik mafya ve aksiyon filmlerinin enfes bir karışımı.” 
-Lauren James, Son Başlangıç’ın yazarı

“Daha karanlık, daha seksi ve hiç olmadığı kadar tehlikeli…” 
-Melinda Salisbury