Beril Tüccarcıbaşı Uğur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Beril Tüccarcıbaşı Uğur etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

20 Ağustos 2018 Pazartesi

Charlaine Harris – Midnight, Texas Serisi 1 – Geceyarısı Kavşağı


İngilizce Adı: Midnight Crossroad

Seri: Midnight, Texas Serisi 1

Basım Tarihi: Haziran, 2016

Yayınevi: Artemis

Sayfa Sayısı: 314

Çeviri: Beril Tüccarcıbaşı Uğur

Konusu:

Sookie Stackhouse’u ve onun Bon Temps, Louisiana’daki dünyasını yaratan Charlaine Harris, bu kez daha karanlık ve gizemli bir kasabayla karşınızda. Burada oturanlar birbirine biraz mesafeli. Ama kasabanın yerlileri de öyle olmasını tercih ediyor zaten…

Cadı Işığı Caddesi’yle Davy Otobanı’nın kesiştiği kavşaktaki Geceyarısı, kapalı kepenkleri ve az sayıdaki sakiniyle ıssız ve sıradan bir batı kasabası görünümünde.

Geceyarısı’nda bir emanetçi dükkânı (bodrumunda yaşayan biri sadece geceleri ortaya çıkıyor); bir lokanta (kasabalılar dışında kimse burada fazla oyalanmak istemiyor) ve yeni bir kasaba sakini var: Manfred Bernardo. Ki, bu yeni sakin huzurla çalışabileceği mükemmel bir yer bulduğunu sanıyor. Oysa kendisinin de büyük sırları olan Manfred bu sessiz kasaba hakkında çok yanılıyor.

Geceyarısı’nın girişindeki trafik ışıklarından bakıldığında burada her şey normal görünüyor ama içine girdiğinizde sizi bambaşka bir dünya bekliyor...

Charlaine Harris - Sookie Stackhouse Serisi 13 - Sonsuzluk Ölüsü


İngilizce Adı: Dead Ever After

Seri: Sookie Stackhouse Serisi 13

Basım Tarihi: Kasım, 2016

Yayınevi: Artemis

Sayfa Sayısı: 425

Çeviri: Beril Tüccarcıbaşı Uğur

Konusu:

Efsane seri sona eriyor. Bizi de götür Sookie, bizi de götür!

“Bu romanlara âşık oldum… Harris’in yarattığı dünyanın komikliğine, seksiliğine, romantikliğine ve korkunçluğuna bayılıyorum.”
-Alan Ball, Altın Küre ödüllü televizyon fenomeni HBO dizisi TRUEBLOOD’ın yaratıcısı

Bon Temps kasabasında birçok sır var. Bazıları Sookıe’nin en yakınlarını yok edebilir. Bazıları da kalbini...

Yakın zamanda yaşadıkları korkunç olaylardan sonra Sookie ve Sam, dikkatlerini bara vermekte zorlanıyor. Buna rağmen eski çalışanlardan Arlene gelip işini geri istediğinde Sookie’nin ona hayır demesi zor değil. Ne de olsa Arlene, zamanında Sookie’yi öldürmeye kalkmıştı, değil mi?

Sookie’nin Eric Northman’la ilişkisi sallantıda. Eric ve vampirleri, mesafelerini ve sessizliklerini koruyor. Sookie ise bu sessizliğin sebebini öğrendiğinde tam anlamıyla yıkılıyor.

Bütün bunlar yetmezmiş gibi, Arlene’in öldüğü ortaya çıkınca Sookie cinayet şüphelisi olarak tutuklanıyor. Aleyhindeki kanıtlar sağlam olsa da Sookie’nin pes etmeye niyeti yok. Ölü ya da diri, bütün arkadaşlarını toplayıp Arlene’in ölümünü aydınlatmak zorunda. Tek bildiği, olaya iki gizemli adamın karıştığı. Ve Sookie olayı araştırırken geçmişin intikamını almak isteyen birden fazla düşmanı olduğunu öğreniyor.

Bon Temps’ta hiçbir şey göründüğü gibi değil: Gerçek denilen, inandırıcı bir yalan. Adalet denilen, daha fazla kan. Ve aşk denilen, en büyük dram.

9 Temmuz 2018 Pazartesi

Marissa Meyer – The Lunar Chronicles (Ay Günlükleri) Serisi 4 – Winter


İngilizce Adı: Winter

Seri: The Lunar Chronicles (Ay Günlükleri) Serisi 4

Basım Tarihi: Nisan, 2016

Yayınevi: Artemis

Sayfa Sayısı: 800

Çeviri: Beril Tüccarcıbaşı Uğur

Konusu:

Bu masallarda mutlu sonu kadınlar yazacak!

Ay halkı, yüzündeki yara izlerine aldırmadan zarafeti ve nezaketiyle hepsini büyüleyen Prenses Winter’a hayrandı. Herkes, genç Prenses’in, üvey annesi Kraliçe Levana’dan çok daha nefes kesici bir güzelliği olduğunu düşünüyordu.
Winter, üvey annesinden pek hoşlanmıyordu. Eh, bunda Levana’nın, genç ve güzel Prenses’in çocukluk arkadaşı ve yakışıklı saray muhafızı Jacin’e duyduğu hisleri onaylamamasının da etkisi vardı tabii. Ancak Winter, Levana’nın sandığı kadar zayıf biri değildi ve yıllardır üvey annesinin isteklerini görmezden gelmeyi başarmıştı.

Winter, sayborg mekanik ustası Cinder ve arkadaşlarıyla birlikte belki de büyük bir devrim başlatacak ve uzun süredir gizliden gizliye süren bir savaşı nihayete erdirecekti.

Cinder, Scarlet, Cress ve Winter; Kraliçe Levana’yı alt edip kendi mutlu sonlarını yazabilecek mi?

“Ay Günlüğü” serisi sona erdi. Artık hiçbir masalda böyle bir tat bulamayacaksınız. Kendi masalınızı yaşasanız bile.

Marissa Meyer – The Lunar Chronicles (Ay Günlükleri) Serisi 3,5 – Levana



İngilizce Adı: Fairest

Seri: The Lunar Chronicles (Ay Günlükleri) Serisi 3,5

Basım Tarihi: Şubat, 2016

Yayınevi: Artemis

Sayfa Sayısı: 216

Çeviri: Beril Tüccarcıbaşı Uğur

Konusu:

AYNA, AYNA, SÖYLE BANA BENDEN GÜZELİ VAR MI DÜNYA’DA? YA DA AY’DA...

İki gezegen arasında aşklarını ne kadar sürdürebilirlerdi ki? Daha doğrusu, bir gezegen ve Ay arasında. Ya da her neyse.

Saf kötülüğün bir adı var. Aldatıcı maskelerin ardında gizleniyor ve gücü eline geçirmek için “büyü”sünü kullanıyor. Peki ama Kraliçe Levana kim? Yolu Cinder, Scarlet ve Cress’le kesişmeden yıllar önce, Levana’nın çok farklı bir hikâyesi vardı. Daha önce hiç anlatılmamış bir hikâye... Şimdiye kadar.

New York Times çoksatarı yazar Marissa Meyer, Levana’da büyüleyici kötü karakterinin geçmişini anlatıyor. Aşk ve savaş, ihanet ve ölüm üzerine unutulmaz bir hikâye. Üstelik “Ay Günlüğü” serisinin heyecan dolu final kitabı Winter’ın giriş bölümleri de sizi bekliyor.

Marissa Meyer – The Lunar Chronicles (Ay Günlükleri) Serisi 3 – Cress


İngilizce Adı: Cress

Seri: The Lunar Chronicles (Ay Günlükleri) Serisi 3

Basım Tarihi: 2015

Yayınevi: Artemis

Sayfa Sayısı: 560

Çeviri: Beril Tüccarcıbaşı Uğur

Konusu:

Daha ufacık bir kız çocuğuyken, cadı onu ne kapısı ne de merdiveni olan bir uzay uydusuna hapsetti.
Gelecekte bile,
KULEYE HAPSEDİLEN GENÇ KIZLAR VAR...

Cress, Cinder’ı Kraliçe Levana’nın hain planlarından haberdar etmek için her şeyi göze almıştı. Ancak ufak bir sorunu vardı. Çocukluğundan beri, hapsedildiği bir uyduda yaşıyordu ve ona eşlik eden tek şey internet bağlantılı ekranlardı. Elinde yalnızca bu ekranlar olunca, Cress’in de efsanevi bir hackera dönüşmesi kaçınılmazdı.

Bütün Dünya; Cinder, Kaptan Thorne, Scarlet ve Wolf’un peşindeydi. Onlar ise Levana’nın planlarını altüst etmek için Cress’i esir tutulduğu uydudan kurtarmaya ant içmişti. Ancak bir şeyler ters gitti ve ekip üyeleri uzayın ortasında birbirlerini kaybetti. Kraliçe Levana ise hiçbir şeyin İmparator Kai ile düğününü engellemesine izin vermemeye, dolayısıyla Cinder’ın peşini bırakmamaya kararlıydı.

Cress, Scarlet ve Cinder, Dünya’yı kurtarmaya gönüllü olmamıştı.