Ömer Aslan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Ömer Aslan etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Mayıs 2020 Salı

Ahmet Mithat Efendi - Dolaptan Temaşa

Günümüz Türkçesine Uyarlayan: Ömer Aslan

Basım Tarihi: Şubat, 2019

Yayınevi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

Konusu:

Ahmet Mithat’ın “Maksadımız yeniçeriliğin mevcut olduğu zamanlardaki eğlencelerin bazılarını anlatmak” diye bahsettiği Dolaptan Temaşa’da pek de bilmediğimiz yaşayışıyla bir dönemin kapıları aralanıyor. İstanbul’un mahalle kahveleri, “helva sohbetleri”, giyim kuşam ve âdetleri, hatta eşyasıyla... Kısa, ancak oldukça zengin içeriğiyle roman Behram Ağa, Dilber Leyla, Yeniçeri Zorlu Mustafa ve Paşalı Ahmet Ağa karakterleri arasında gelişen komedi ve gerilim unsuruyla bezeli, cinayetlere varan olayları konu alıyor.

Ahmet Mithat Efendi (1844-1912)

Tanzimat devrinin önde gelen yazarlarındandır. Gazetecilikle başladığı yazı hayatına hikâye ve roman yazarlığını da ekleyerek çeşitli alanlarda sayısı yüz elliyi bulan eser kaleme almıştır. Yazıyı halkı eğitmek için bir araç olarak gördüğünden ansiklopedik bilgilerle dolu eserlerinde okuyucuyla daima diyalog halindedir. Sofya’da Tuna gazetesinde önce yazar, daha sonra başyazar olarak gazeteciliğe adım atar. Mithat Paşa’yla gittiği Bağdat’ta ressam Osman Hamdi Bey, Muhammed Zühavi ve Şirazlı Bakır Can Muattar gibi isimlerin de bulunduğu oldukça geniş kültürlü bir çevreye girerek Batı ve Doğu kültürleri üzerine bilgisini derinleştirir. Tahtakale’deki evinde kendi matbaasını kurup kitaplarını yayımlamaya başlar. Bir yandan da yayımladığı Devir, Bedir, Dağarcık, Kırkambar gibi gazete ve dergilerle gazeteciliğe devam eder. Yazılarından dolayı Abdülaziz yönetimi Namık Kemallerle birlikte onu da sürgüne gönderir. Üç yıl süren Rodos sürgününde çocuklar için bir okul açarak ders vermeye başlar ve ilk romanlarını yazar. İstanbul’a döndüğünde çeşitli memuriyetlerde bulunur ve Türk basın tarihinin en uzun soluklu gazetelerinden Tercüman-ı Hakikat’i kurar. Hemen her konuda, üstelik yeni tekniklerle de yazan Ahmet Mithat’ın seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikler Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz.


Yorumum:

Ekim 2019 itibariyle @okuyan_kadinlar_kulubu nün #türkklasikleriserisi kitabını okuyup bitirmiş bulunmaktayım.

İş Bankası Kültür Yayınları öyle bir hızla seriye devam ediyor ki, yıllardır okuyalım deyip ama bir türlü başlamadığımız Türk klasikleri bu sayede su gibi okunup gidiyor, niyeyse ihmal ettiğimiz edebiyat eserlerimiz kıymetini buluyor.

Kitabımıza gelince, ilk başlarda bu kitabın konusu nereye bağlanacak derken, birden şaşırtıcı bir şekilde olayların gelişmesi ile sonun nasıl geldiğini anlayamadan bitti.

Yıl 1826'dan önce çünkü o tarihte yeniçerilik kaldırıldığı ve kitapta bir yeniçeri olduğuna göre. Ve o dönemde sosyal hayatın kadınların evde oturup, erkeklerin gece hayatının ilginç detaylarını okuyarak bu kitapla aydınlanmış oluyoruz😖 Behram Ağa yağlıkçı (eskinin peçetesi) esnafından yaşını başını almış bir adamdır. Bir gün arkadaşları ile rakı içmek için bir Yahudi meyhanesine giderler ve biz bu arada dönemin yaşayış tarzı hakkında epey bilgi sahibi oluruz. Arkadaşları teker teker masadan kalkarak ona hesabı bırakıp kaçınca Behram Ağa kendine yapılan oyunu anlayıp, helva sohbetinin yapılacağı eve gitmeye karar verir. Bu arada helva sohbetleri gece geç vakit evlerine gitmek yerine erkeklerin toplanıp birbirlerine garip şakalar yaptıkları toplantıların adı😳 Ama Behram Ağa bilmediği bir mahallede olduğundan yanlış bir eve düşer (evet gerçekten yuvarlanıp düşüyor) ve esas olay burada başlar. Ahh o kedi yok mu kedi her şeyi o belli etti diyorum ve susuyorum😼

Esas kitabın son bölümünde güzel bir ders vardı. Sır tutmak. Günümüzde artık pek kalmayan, herkesin bak ben ne öğrendim ya da bak ben senin bilmediğin neler biliyorum diyerek kendilerine dertleşirken verilen sırları ortaya saçan insanların iki yüzlülüklerine ders verir nitelikteydi. Allah yolumuzu böyle insanlardan ayrı tutsun diyerek cuma duasını yaparak yorumuma son veriyorum.
Görüşmek üzere 🥰

Not: instagram hesabım Denden'in Yörüngesi'nde paylaştığım yorumdur.

8 Mayıs 2020 Cuma

Şemsettin Sami - Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat


Günümüz Türkçesine Uyarlayan: Ömer Aslan

Basım Tarihi: Ekim, 2018

Yayınevi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

Konusu:

İlk görüşte âşık olan Talat ve Fitnat’ın trajik hikâyelerinin anlatıldığı Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat romanı, dönemin kadın erkek ilişkilerini, görmeden yapılan evliliklerin doğurduğu sorunları ele alır. Hemen her yaştan ve sınıftan kadının aile ve toplum içindeki konumlarına ilişkin meselelerini hikâye eden yazar, bununla da yetinmeyip Talat’ı kadın kılığında, tebdil-i kıyafet İstanbul sokaklarında dolaştırarak yaşadıklarını anlatır.

Şemsettin Sami (1850-1904) Dil bilgini, gazeteci, sözlükçü, yazar Şemsettin Sami, Yanya’nın Fraşer kasabasında doğdu. Fraşer’de başladığı öğrenim hayatına Yanya’da, bir Rum okulunda devam etti. Bu okulda İtalyanca, Rumca, Eski Yunanca ve Fransızca öğrendi, bir yandan da özel hocalardan aldığı derslerle Farsça ve Arapçasını ilerletti. 1871’de İstanbul’a giderek Matbuat Kalemi’ne girdi. 1872’de Hadika’da gazetecilik hayatına atılan Şemsettin Sami, aynı yıl edebiyatımızın ilk telif romanı sayılan Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat’ı yayımlamaya başladı. Trablusgarp, Sabah, Tercüman-ı Şark gazeteleriyle Aile ve Hafta dergileri onun gazetecilik ve dergicilik alanındaki diğer önemli faaliyetlerindendir. Fransızcadan İhtiyar Onbaşı ve Galetée oyunlarını tercüme edip yayımlar. Daha sonra Besa yahut Ahde Vefa adlı oyunu yazar ve oyun Osmanlı Tiyatrosu’nda sahnelenir. Seydî Yahya, Gâve yazarın tiyatro türündeki diğer yapıtlarıdır. Sefiller, Robinson gibi önemli eserleri dilimize kazandırır. Cep Kütüphanesi serisinde mitolojiden kadınlara, İslam medeniyetinden astronomiye çok çeşitli konularda ansiklopedik nitelikte küçük kitaplar yazar. Bütün bu çalışmalarının yanı sıra asıl dikkatini dil üstünde toplayan Şemsettin Sami, Kamus-ı Fransevî (Fransızcadan Türkçeye/Türkçeden Fransızcaya sözlük) ve Kamus-ı Türkî (Türkçe sözlük) gibi iki önemli sözlük ile altı ciltten oluşan ansiklopedisi Kamusü’l-a’lâm’ı hazırlar. Ömrünün son yıllarında Türkçenin en eski eserlerini araştırmaya yönelen yazar, Orhun Abideleri ve Kutadgu Bilig üzerine çalışmıştır. Kültür dünyamıza dil çalışmaları, sözlük ve ansiklopedi yazarlığı, çeviri, roman ve oyunlarıyla önemli katkılar sağlamış Şemsettin Sami’nin eserlerine Türk Edebiyatı Klasikler Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz.