2 Mayıs 2020 Cumartesi

Hüseyin Rahmi Gürpınar - Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç


Günümüz Türkçesine Uyarlayan: Ali Faruk Ersöz

Basım Tarihi: Nisan, 2018

Yayınevi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

Konusu:

Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç Hüseyin Rahmi’nin pek çok romanında olduğu gibi ikili bir yapılanma sergiler: Bir yanda eski İstanbul mahalle hayatını yansıtan ve temelde mahallenin kadınları arasında geçen konuşmalardan oluşan renkli tablolar, diğer yanda yazarın öykülediği olay.

Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç güncelden nasıl ustaca yararlanılabileceğine dair renkli bir örnektir.

Hüseyin Rahmi Gürpınar (1864-1944) Dönemini ve çevresini romanlarında yaşatıp, genç yaşlarından itibaren geniş halk kitlelerince sevilerek okunmuş Hüseyin Rahmi, edebiyatımızın benzeri az bulunur şahsiyetlerindendir. Kitaplarında İstanbul yaşamının özel inanışları, toplumsal ve ekonomik eşitsizlikler, kadın erkek ilişkileri gibi konular halkın özgün konuşma biçimleri korunarak, çok defa gülünç, bazen hüzünlü olarak işlenir. Romanımıza “mahalli renk” ilk kez onunla girer. Yazarlık yaşamına 1883’te Tercüman-ı Hakikat gazetesinde başlar. 1896’da İkdam gazetesinde roman ve öyküleri tefrika edilirken üne kavuşur. Döneminin en çok okunan yazarı olur. Tüm kazancı yazarlıktan gelir. Bu sayede Heybeliada’da şimdi müze olan köşkünü alır. 1908 Meşrutiyet’inden sonra Ahmet Rasim’le Boşboğaz adında bir mizah gazetesi çıkarır. İlk soruşturmaya böylelikle uğrar. Gazetesi kapanır. İkinci kez Ben Deli miyim? romanıyla mahkemelik olacak ve yine beraat edecektir. Çoğu roman olmak üzere öykü, tiyatro, makale ve eleştiri türünde altmışın üzerinde kitabı bulunmaktadır. Yazarın seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz.


Yorumum:

#okudumbitti

Okuyan Kadınlar Kulübü ile okumuştum zamanında.

Bu kitabın yazım yılının 1910 olduğunu düşünürsek Osmanlı'nın son döneminde kadının toplumdaki yeri ve aydın kesimin iki kültür arasında sıkışmasını da satır aralarında görüyorsunuz kitapta.
Öncelikle kitabın konusunu özetleyeyim kendimce. İrfan evladımız kadınlarla iletişim kuramadığı için kadın düşmanı olmuş, gazetenin birine bu konuda yazılar yazan aydın bir gençtir! Kızımız ki kim olduğunu bilmiyoruz bir süre ona mektuplar yazıp entelektüel sohbetler etmek isteyen bir okumuş kızdır. Konu Halley kuyruklu yıldızı. Dünyayı zehirleyecek mi çarpacak mı? İrfan fırsat bu fırsat bilgili ve sorumlu bir efendi olarak topluyor eve kadınları konferans veriyor. Amaç aslında alay edip korkutmak. Ve mektupların gelmesiyle İrfan'ın aslında kendisiyle bir şekilde ilk iletişim kuran kıza aşık olması -yüzünü görmese dahi- ile konu ilerliyor. Mektuplar özellikle hanım kızımızın yazdığı dönemin kadınlarına ışık tutuyor. O mektuplardan iki alıntı bırakıyorum size. Ben çok beğendim. Dili nispeten sade sayılabilir. Sadece ilk başlarda alışmak gerekti. On sayfa kadar.
"Zavallı Türk kadını için ev içinde bedenini hareket ettirmeye iki büyük vesile vardır. Ya ortalık süpürmek adına hasır süpürgeyi alıp iki kat olarak evin bütün mikroplu tozlarını yutmak... Yahut çamaşır adına leğen başında akşama kadar bütün ailenin kirlilerinin sıcak su içinde saldığı zehirli buharları teneffüs etmek... İşte bizim en büyük egzersizimiz sporumuz bundan ibarettir."

"Kadına şeriatın koyduğu cezaları aşmak derecesinde birçok emirlerde bulunuyorsunuz. Biçare her dediğinizi kabul ediyor. Her sözünüze eyvallah diyor. Şu şekilde yetiştirdiğiniz kadını şimdi ne hakla beğenmiyorsunuz?"

Özellikle meçhul kızımızın mektupları okumaya değer.

Not: instagram hesabım Dendenin Yörüngesi için yazdığım yorumdur.


30 Nisan 2020 Perşembe

Nisan Ayında Okuduklarım


Instagram hesabım dendenin yörüngesinde paylaşılan gönderidir.

Merhaba, 
#nisanayındaokuduklarım ile karşınızdayım. Geçen aydan iki fazla okumuşum sayı olarak ama geleneksel kolajımı bozmamak için birini eledim kolajda ve profil resmimi koymadım bu sefer. Aşağıdaki liste tam ama.

İşte listem: 
🌻Debbie Macomber - Elveda Geçmiş @epsilonyayinevi 
🌻Ahmet Mithat Efendi - Çingene @isbankasikulturyayinlari 
🌻Sarah MacLean - Tehlikeli Arzular @nemesiskitap 
🌻Hermann Hesse - Knulp @yapikrediyayinlari 
🌻Yaprak Öz - Villa Şakayık @oglakkitap
🌻Janet Dailey - Aşkın Dönüşü 
🌻 Olcay Şeker - Gölgeler @ahbap_kitap
🌻Vicente Blasco Ibenez -Mahşerin Dört Atlısı @isbankasikulturyayinlari 
🌻Jack London - Adem'den Önce @isbankasikulturyayinlari 
🌻Anouska Knight - Sen Gittiğinden Beri @yabanciyayinlari 

Nisan ayı ilk korona günlerine nazaran panik duygumu bastırdığım, ama buna karşın günlük alışkanlıklarımın bozulduğu bir ay oldu. Beslenme alışkanlığım başta olmak üzere, daha tembelleştim, işleri öteler oldum. Şimdi mayıs ayında okullar yine uzaktan eğitimde. O zaman derin bir nefes alıp yeniden yapılanmanın zamanı. 

Mayıs ayı mutlu günlere ulaşacağımız, insan olarak dünya için daha iyiye gitmek için neler yapabiliriz, uygulayabiliriz dediğimiz aydınlanma yaşayacağımız bir ay olsun💕💕💕💕 

Görüşmek üzere 💕

Sütlaç


Bu tarifi 2009'dan beri yapıyorum. Asıl tarifte kendime göre değişiklikler yaptım ve beni hiç yarı yolda bırakmadı. Gözünüz kapalı deneyin derim. 

Malzemeler:

- 1 litre süt + 1 su bardağı süt
- 1,5 çay bardağı pirinç,
- 1 litre su,
- 2 yemek kaşığı pirinç unu (nişasta da olabilir),
- 1 su bardağı toz şeker (biz çok tatlı sevmiyoruz, miktar isteğe göre çoğaltılıp azaltılabilir),
- İsteğe göre bir paket şekerli vanilin (ben seviyorum)

Yapılışı:

- Pirinçleri yıkayınız,

- 1 litre suyu ateşe koyunuz ve pirinçleri ekleyiniz.

- Pirinçler uzayıp bıraktığı suyu çekene kadar pişiriniz (dibinin tutmaması için sık sık karıştırılmalıdır).

- 1 litre soğuk sütü ekleyiniz.

- Bir iki defa karıştırarak kaynamasını bekleyiniz.

- Bir kasede pirinç unu ve 1 su bardağı sütü karıştırınız.

- Pirinç unu + süt karışımını tencereden alacağınız kaynamış süt ile yavaşça ılıtınız.

- Pirinç unu + süt karışımını tencereye yavaş yavaş ekleyiniz, bu aşamadan sonra sürekli karıştırarak pişirilmelidir, yoksa dibi tutar.

- Yaklaşık 10 dakika sonra yani sütlacımız kaynayınca şekeri ve vanilini ilave ediniz (sütlacın şekeri sonda konulmaktadır).

- 1-2 taşım kaynatınız, kaselere bölüştürülerek soğumasını bekleyiniz.

Sütlacın soğumasını beklerken yapılacak en güzel şey nedir? Hayat kitapla güzel... desem :)

Not: Yemek yaparken hep iyi bir ruh halim olsun isterim. Sıkıntılarınız varsa da zihninizi boşaltın, yemek yaparken iyi ruh hali gelecektir.

28 Nisan 2020 Salı

Güzel Bir Kek Yapalım Mı?


Merhaba,

Bugün bir kek tarifi yazmayacağım buraya. Ama bir kek yaparken dikkat ettiğim ve zaman içinde edindiğim kendimce kurallardan bahsedeceğim. Kendimce kurallarım çoğu zaman televizyon programlarında, yemek kitaplarında ya da uyguladığım tariflerde edindiğim tecrübeler.

Kek yaparken tecrübe ne oluyor demeyin. Uzunca anlatırım. En sevdiğim şey zaten anlatmak.

Ben kendi kek tarihçemi anlatarak başlayayım. Ailemin evinde yaşarken annem bizi pek mutfağa sokmazdı. Mutfağa ancak annemin acelesi varsa, çorba karıştırmaya, yaprak sarmaya, mantı kapamaya çağrılırdık. Ya da sarımsak ayıklamak turşu zamanı. Ama çok becerikli sevgili annem hiç yapım aşaması vs bize anlatmazdı. Sadece getir götür, ayağımın altında dolaşma kısmı vardı. 

Sonra öğretmen oldum. Ve Ankara'dan taaa Ağrı'ya atandım. Ve bekar olduğum dönemde fırınım yoktu. İki yıl kendi yemeğimi yaptım, tertipli düzenli bir şekilde yaşayıp gittim. Hobi olarak ev temizlemeyi edinmiştim kendime ve çok severek yapıyordum.

Sonra evlendim ve eşimin iş çevresi akın akın gelmeye başladı. Haydi pasta börek. Ama nasıl? Bilmiyorum bu konuda bir şey. İnternet bu kadar gelişmiş değil. İnternette bu bilgileri bulup bulamayacağımı bilmiyorum bile. O derece internet cahiliyim. 

Bu kısımda küçük bir anı anlatayım. Kalabalık bir misafir grubu gelecek (3 aile, en az 3 çocuklu her aile, ev bir oda bir salon). Annemi aradım kek tarifi istedim. İki halamla oturuyorlarmış. Bu arada mini fırın aldım, halamın fırınının aynısı, tarifleri birebir kullanırım diye (becerikli bir ailenin beceriksiz kızıydım). Tarif verildi sorun yok. Biri diyor soğuk fırın, biri ılık, biri sıcak. Karar verin ama dedim. Ve benim kek fiyasko oldu. 

Şu an geldiğim noktayı yazmak isterim, senden mi tavsiye alacağız demenizden önce. 20 yıl önceydi bu yazdıklarım. Daha sonra iyi kötü idare ettim. Hatta Tokat'ta çok yardımsever iş arkadaşlarım vardı, çok yardımcı oldular. Bu konuyu daha sonra merak ederseniz anlatırım. Yeni geline tavsiyeler olabilir başlık :) Ve bundan 10 yıl önce belki biraz daha fazla, yan branşımdan ders verdiler bana. Yiyecek İçecek. Evet yanlış okumadınız. Ama yine şanslıydım ki iş arkadaşlarım (yani öğretmen arkadaşlarım yine çok yardımcıydı, huyumuz kurusun öğretmenlerin kanında var bu). Bu arada Van'dayız artık. Ve ben gece gündüz teknik öğrenmeye çalışarak evde ders çalıştım. 

Rahmetli Cemal Türkan'ın kitabından çok faydalandım. Evde yapıp, okulda öğrencilere anlatıyor, uygulama yaptırıyordum. O yüzden tariften değil teknikten gitmenin faydasına inanıyorum.

Bir kek kalıbına bakınca kaç yumurta alır diye düşünüp ona göre kalıba uygun tarifi yapıyorum. Genelde keklerim başarılı. Ve yukarıda fotoğrafını gördüğünüz keki biz kızımla sevmedik, neden ben eski bir tarifimi uyguladım orada. Demek ki tarifler değişir.

Gelelim şu an aklıma gelen püf noktalarına:

- Öncelikle tüm malzemeler oda sıcaklığında olmalıdır. Son dakika mı aklınıza geldi. Yinede bir yarım saat çıkarın dışarıda dursunlar, o arada başka bir işinizi halledin.

- Kek hamuru fırının ısınmasını dışarıda beklemez. O yüzden yumurtaları kırmadan önce fırınınızı çalıştırın ve öyle yapmaya başlayın. Siz keki yapana kadar uygun sıcaklığa gelecektir. 

- Bulduğunuz tarifler kek kalıbınıza uygun olmayabilir. O yüzden sizin kek kalıbınızın ölçüsünde tarif bulmaya çalışın.

- Yumurtaları kırdınız, bir fiske tuz atın içine, daha çok kabarma sağlayacak ve kekin şekerli tadını daha ön plana çıkaracaktır.

- Hep aynı yönde karıştırın. Bunu televizyonda bir şef söylemişti ve kitabında da öyle yazıyordu. Şimdi bakıyorum karman çorman karıştırıyorlar, bence aynı yönce karıştırılmalı.

- Kuruyemiş kullanacaksanız önce bir tavada tazeleyin hafifçe.

- Kuru meyve kullanacaksanız iki şeye dikkat etmek gerekir, birincisi unu az olursa dibe çöker, ikincisi kuru meyveleri önce yıkayıp, kurulayıp unlarsanız dibe çökmez.

- Soda bence kekte çok hoş durmuyor, sodalı kek tariflerini eskiden severek yapardım ama şimdi sevmiyorum.

Bu arada telefon geldi, kaptırıp yazmışım ve bundan sonra ne yazacağımı unuttum. Aklıma gelirse yazıyı güncellerim. 

Görüşmek üzere. 

27 Nisan 2020 Pazartesi

Jack London - Adem'den Önce


insatgram sayfam Dendenin Yörüngesi için yazdığım yorumdur
Merhaba,

Bugün konusuyla çok ilgimi çeken bir kitapla geldim. Üstelik bu kitap bana hep soğuk ve kar, kurt hatırlatan bir yazarı sevdiren kitap oldu. Açıkçası biraz uzak duruyordum ki, artık söz konusu değil. 
Bu kitap henüz evrim konusunda tablolar yapılmamış  ve bilgilerin yetersiz olduğu bir tarihte -1906'da- , çoğunluğu yazarın araştırmalarına dayalı hayal gücüyle yazıldığı için daha da kıymetli. 
Ayrıca "tarihöncesi edebiyatı" ya da "taş devri edebiyatı" denebilecek bir türün ilk örneği. 
Spoiler var mı yok mu bilemiyorum. Okuyanlar karar versin 🥰 
Anlatıcımız bu çağda yaşayan modern insan. Ama anlattıkları ona dna sı ile aktarılan atalarından Kocadiş'in hayatı. 
O dönemde 3 tür insan var, Ateş insanları (ki ok yay kullanan en bilinçli kısım), ağaç insanları (en ilkel kısım) ve Halk (ikisi arasında bir gelişmişlik düzeyi olan). Kahramanımız Kocadiş, önce bir ağaç insanı. Hatta bu dönemde ağaçtan düşme deneyimleri sebebiyle, günümüzdeki anlatıcı yüksekten düştüğü rüyalar görüyor. İşte beni kitaba bağlayan nokta burası oldu. Çünkü kitabı okurken -ki bu @okuyan_kadinlar_kulubu nde bu ayın #heraybirmodern etkinlik kitabı olduğundan- okuyanların hepsinde bu tarz rüya deneyimlerinin olduğu ortaya çıktı. Yani bir atamız ağaçtan düşüp ölmediyse ve sonra çocuk sahibi olduysa biz o soydan geliyoruz demekmiş. 
Sonra mağaralarda yaşayan Halk insanlarının yanına taşınıyor ve orada yakın arkadaşı Sarkıkkulak'la yaşıyor. 
Ama gelişmiş olan, o çağda kendinden daha güçsüz zayıf olanı rahat bırakmadığından olanlar oluyor. (Spoiler vermeyeceğim ya, susuyorum) 
Son derece akıcı, ilgi çekici bir kitap. Arkada çevirmenin açıklama kısmı son derece bilgilendirici. Sadece keşke dipnotlar sayfa sonunda olsaymış. Adı dipnot kitabın sonu not değil ki.😬 Görüşmek üzere 🌻