İgnazio Vitale etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
İgnazio Vitale etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

10 Temmuz 2018 Salı

J. M. Darhower - Monster in His Eyes Serisi 2 - Ruhumdaki Canavar


İngilizce Adı: Torture to Her Soul

Seri: Monster in His Eyes Serisi 2

Basım Tarihi: Kasım, 2015

Yayınevi: Yabancı

Sayfa Sayısı: 480

Çeviri: Arzu Altınanıt

Konusu: 

Ben iyi bir adam değilim. Değilim işte. Biliyorum. İçimde, dünyada en ufak ışık zerresi bile bırakmayacak kadar karanlık var. Ama zarar veremeyeceğim biri var, söndürmeye cesaret edemediğim tek bir ışık… Karissa. Benim bir canavar olduğumu düşünüyor ve belki de öyleyim. Onu her dokunuşumla ürkütüyor, ruhuna işkence ediyorum. Ama ben tek değilim. Dünya canavarlarla dolu ve en tehlikelileri ben değilim. Onların yanına bile yaklaşmıyorum. Tanrı bana yardım etsin ki onu seviyorum. Seviyorum işte. Ve Tanrı, onu benden almaya çalışan herkese de yardım etsin.


Yorumum:

Ruhumdaki Canavar kitabını ikinci kez okudum. Sebebi üçüncü kitap çıktığında ilk ikisini genel olarak hatırlıyor ama detayları çok net hatırlamıyordum. 

Bu kitaplar için yorumları okuyunca sevmeyenler sevenler diye iki grubu fark ediyorsunuz. Ben seven ama neden sevdiğini bilmeyenlerden ya da bu konuda çok derin düşünmeyenlerdenim. 

Belki çok karmaşık bir anlatımının olmaması kurguyu değişik bir şey yapayım da okuyucu ters köşe olsun filan çabaları olmaması yazarın kitabı severek okumama etken oldu. Ayrıca çevirinin de katkısı var ki Arzu Altınanıt 💕💕💕 çevirilerini onun hesabını takip ederek almama sebeptir. İlk hangi kitap çevirisini okudum hatırlamıyorum ama bu ismi görünce kitap aldığım doğrudur. 

Konuyu ya da birinci kitapta olanları filan anlatıp bu seriyi okumayanlara spoiler vermeyeceğim. Ama karakterlerine biraz değinebilirim. Ignazio Vitale kendisinin de kabul ettiği gibi kötü adam ve cinayet işlemeyi seviyor -çünkü yıllar önce bir olayla duygularını yitirmiş ve bu olay esnasında yaşadığını hissediyor- uyarıyor Karissa'yı ben kötüyüm diye Karissa yine de aşık oluyor ona. Durumlar biraz karışık Karissa cephesinde. Orayı okuyacak olanlara bırakıyorum. 

Nasıl tanıştılar Ignazio neden Karissa'nın peşinde, neler olmuş okuyan bilir. Kitabın sevdiğim yerlerinden biri olan Ignazio'nun babasıyla konuştuğu kısımdan bir alıntı bırakarak çekiliyorum.

"İnsanlar hata yaparlar. Bazen hoşuna gitmeyen, senin yapmayacağın şeyler yaparlar. Ama bu onlardan vazgeçmen, o insanları hayatından çıkarman gerekiyor anlamına gelmez. Çünkü nefes aldığı sürece herkes için hala bir umut vardır."

J. M. Darhower - Monster in His Eyes Serisi 1 - Gözlerindeki Canavar


İngilizce Adı: Monster in His Eyes

Seri: Monster in His Eyes Serisi 1

Basım Tarihi: Şubat, 2015

Yayınevi: Yabancı

Sayfa Sayısı: 448

Çeviri: Arzu Altınanıt

Konusu:

Kırmızı Başlıklı Kız, Koca Kötü Kurt'a âşık olursa… 

Ignazio Vitale iyi bir adam değildi. Onu ilk gördüğümde tehlikeyi sezmiştim. Karanlık ve öldürücü… Büyüleyici ve ürkütücü... İstediğim her şey ve ihtiyacım olan son şey... 

Saplantı…


Beni ağına düşürmesi, yatağa atması ve hayatına dahil etmesi çok uzun sürmedi. Onun sırları vardı, hayal bile edemeyeceğim sırlar… Gözlerindeki karanlık, ürkütücü ve heyecan vericiydi. O, yakışıklı prens maskesi ardına gizlenmiş bir canavardı ve maskesini çıkardığında her şey değişmişti. Ondan nefret etmek istiyordum. Bazen ediyordum da... Ama bu onu sevmeme engel olmuyordu.


Yorumum:

Kitabı bitireli birkaç gün oldu. Böyle bir kitabın yorumu nasıl yapılır biraz düşündüm doğrusu. Öncelikle başka bloglarda yapılan yorumları okudum. Genelde yorumları kitabı okuduktan, kitap üzerine biraz düşündükten sonra okurum ki ön yargılı davranmayayım. Hiçbir zaman bir nefeste okudum, çoookkk güzeldi, harikaydı tarzında yapılan yorumlara güvenmem. Nedenini sormayın, İşte öyle :)

Bir yorum yapmak için bu kadar giriş cümlesine ne gerek var diyebilir okuyanlar. Sadece düşüncelerimi aktardım. Zaten kitapta öyle bir nefeste okunacak kadar sürükleyici değildi. Sadece yorumlarda Grinin Elli Tonu tarzı kitaplar çok çoğaldı. Yasaklanması gerek, gibi cümleler okuyunca ne varmış bu kitapta diye merak ediyor insan. Ben kitabı ilk çıktığı zaman kapağı ve adı ilgimi çektiği için merak etmiştim.

Neyse aldım, okudum. Yorumum; bir kere Grinin Elli Tonu'na benzediğini düşünmüyorum. O kitap fazla aşırı bulduğum, okuduktan sonra kitaplığımda tutmadığım kitaplardan biri. Orada olanlar sanki doğalmış gibi bir tarzla yazılmıştı. Gözlerindeki Canavar'da yanlış giden bir şeylerin farkındasınız okurken. Yasaklanması gerek kısmına gelince. Yasaklar merakı artırır diye düşünüyorum. Okunsun ama okurken insan mantığını kullanabilmeli. Zaten kitaptaki kadın karakterin annesi yıllarca baskı altında tutmuş onu ve yaşadıklarını bu yüzden sorgulayamıyor bile. Yaşıyor çünkü o yaşa kadar kapalı tutulmuş. Anne baskısı (sevgi ve sürekli uyarıyla).

İyi karakter yok kitapta (bana göre). Sevdim ya da sevmedim diye bir şey düşünemedim. Sadece ikincisi çıkınca onu da okuyacağım. Merak ettiğim ikincisi son zamanlarda moda olan şekilde erkek karakterin dilinden mi olacak yoksa kadın karakter devam mı edecek anlatmaya.

Konusunu anlatmak yorumda bana göre değil, o yüzden anlatmıyorum. 

Not: Özen gösterilmiş, kaliteli basılmış kitapları seviyorum. Bu da öyleydi. Kapağı, ayracı, içi ve içinde baskı, imla hatası (en azından benim gördüğüm kadarıyla) yoktu. 

Küçük bir alıntı (romantik kişiliğim bu kitapta da kendini gösterdi ve alıntı yapacak bir yer buldu):

"Nereye gitmek istersin?"
"Neresi olursa."
"Bu bir cevap değil."
"Seninle birlikte neresi olursa."

(Tabii bir anne olarak buraya az tanıdığımız kişilerle her yere gidilmez, hatta hiçbir yere gidilmez notu düşüyorum. Kitap bu okumak için:)

Not: Bu ilk okuduğumda yaptığım yorum. 

10 Nisan 2018 Salı

J. M. Darhower – Monster in His Eyes Serisi 3 – Sırtımızdaki Hedef


İngilizce Adı: Target on Our Backs

Seri: Monster in His Eyes Serisi 3

Basım Tarihi: Kasım, 2017

Yayınevi: Yabancı

Sayfa Sayısı: 384

Çeviri: Arzu Altınanıt

Konusu:

Sözünü tutmanın en iyi yolu asla söz vermemektir.

Pek de uzun olmayan bir zaman önce, Vegas’ta bir şapelde, hayatımın geri kalanı boyunca Karissa’yı seveceğime dair yemin ettim. Fakat kimseye sonsuz yarınlar bahşedilmemişti. Kimseye sonsuzluk sözü verilmemişti. Bazen elimizde tek kalan bugündür.

Carpe Diem
Ânı yaşa.

Şimdiye dek her şey bitmiş olmalıydı, biz mutlu olmalıydık fakat insanlar huzur içinde yaşamamı güçleştiriyordu. Ellerimde öyle çok kişinin kanı vardı ki temizlenmesi asla mümkün değildi ve orada bir yerlerde, birisi yaptıklarımı bana ödetmeye kararlı gibiydi. Sonsuza dek mutlu, her zaman bir bedel ile birlikte gelirdi; her adamın ödemeye hazır olduğu bir bedel. Ancak bu olacakları oturup bekleyeceğim anlamına gelmiyordu.

Çünkü söz konusu sevdiğim kadın olduğunda… uğruna savaştığım yaşam olduğunda…

Kimse güvende değildi.


Yorumum:

Hep kitap yorumlarıma şu etkinlik bu fidan diye başlayan ben bu sefer canım istediği için Sırtımızdaki Hedef kitabını okudum diyerek başlıyorum. Etkinlikten etkinliğe koştururken yeni çıkan canımın okumak istediği kitapları biraz ihmal ettiğimi fark ederek yaz tatilimde okuma saatlerimi biraz uzatarak hem etkinliklere katılıp hemde istediklerimi okuyayım dedim. 

Gelelim serinin üçüncü kitabına. Bu seriyi bilenler bilir. Bilmeyenlere serimiz Monster in His Eyes sırasıyla Gözlerindeki Canavar, Ruhumdaki Canavar ve son olarak Sırtımızdaki Hedef'ten oluşuyor ve kötü adamın başrolde olduğu bir seri. Ve kötü adamın kötü olduğuna ikna olmayan aşık bir kızımız var. 

Bu kitabın yorumunu yazmak seriyi okumamış ve okumak isteyenlere spoiler olur. O yüzden onlar fazla okumasınlar. Bende fazla anlatmayacağım zaten. 

Bu kitapta artık Ignazio ve Karissa evliler. Ignazio'nun Karissa'yı sevdiğini zaten biliyorduk. Hiç saklamadı bundan önceki kitaplarda. Ama bu kitapta aklımızda hiç soru işareti kalmamacasına aşkına şahit olduk. 

Lorenzo adında yeni biri sahneye çıktı ki oda Scarlet Scarf serisinin 1. Kitabının kahramanı oluyor. Yabancı Yayınları eminim kısa zamanda bu kitabı bizimle buluşturur. Lorenzo kim mi? Okumak gerek onun iyi mi yoksa kötü adam mı olduğunu anlamak için. (aslında bu cümle yanlış oldu. Kötü ama hangi taraftaki kötü demek lazım)

Bugün kitabın en aksiyonlu sahnelerini iki arada bir derede boya tadilat yapılan bir evde köşe bucak vakit bularak okudum. Bırakmak istemedim çünkü. Tekrar okuyabilirim rahatlıkla. 

Çeviri yine Arzu Altınanıt'a  ait. Ve son derece güzel. Emeğinize sağlık. 💗💗💗