3 Mayıs 2020 Pazar

Hüseyin Rahmi Gürpınar - Efsuncu Baba


Günümüz Türkçesine Uyarlayan: Engin Kılıç

Basım Tarihi: Nisan, 2018

Yayınevi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

Konusu:

Efsuncu Baba büyüyle, simyayla, tılsımla uğraşan; define aramak, madeni altına çevirmek, yıldıznamelerden âlemin sırrını çözmek gibi heveslere kapılmış bir zat-ı muhteremdir. Onun dünyasını batıl inançları şekillendirir, her adımını bu hurafelere göre atar. Eline yeni bir kitap geçer, İstanbul’un bütün defineleri şifreli halde bildirilmiştir bu kitapta. Defineye ulaşmak için tılsımı kaldırması gerekir, bu da Binbirdirek’teki anahtarı ve kendisine yardımcı olacak insan suretinde iki meleği bulmasına bağlıdır. Böylece Kirkor ve Agop’la tanışırız. Karın tokluğuna çalışan, ortaoyunundan fırlama bu iki komik tip Efsuncu Baba’nın karısı ve kızıyla yaşadığı konağa taşınır. Entrika giderek tüm aileyi sarar.

Hüseyin Rahmi sofu görünümlü budala karakterlerinden birini daha insanlığın en büyük derdi olarak, gülmeceyle süslü serüvenli bir dille canlandırıyor.


Yorumum:

Bugün #türkklasikleriserisi nden Hüseyin Rahmi Gürpınar Efsuncu Baba'nın yorumuyla geldim.

🔮Üç yaşında annesini kaybeden yazar babası yeniden evlenince anneannesinin evine gönderilir ve burada dadıların arasında (hatta gizlice dolapların içine girer dinlermiş deniliyor) büyümüş. Bu yüzden kadınların mahalle ya da kendi aralarındaki konuşmaları romanlarında gerçekçi bir şekilde yansıtır.

🔮Efsuncu Baba okuması eğlenceli bir roman olsa da son birkaç sayfada düşüncelerini yazmıştır. Enveri karakterini Enver Paşa ile ilişkilendirmiştir.

🔮Efsuncu Baba Enveri define arayan kitaplardaki sırları çözmeye çalışan biridir. Günlerden define arayarak geçirdiği bir gün Agop ve Kirkor'a rastlar. Ve onların kendisine yardıma gönderilen iki melek olduğuna inanır. Alır evine götürür onları. Ev halkı bu hareketi hiç yadırgamadan bir oda verirler bu gençlere. Kitabın çoğu bu iki Ermeni gencinin konuşmaları üzerine kurulmuş. Ve son derece eğlenceli. Yazar yine de bu eğlenceli konuşmalar içine yabancıların Osmanlı'nın tarihi eserlerini nasıl araştırıp götürdüklerini Ayasofya'nın cami olmasının azınlıkları rahatsız ettiğini ustaca sıkıştırmış. 

🔮Çok severek okudum. Günümüz Türkçesine uyarlandığı için okumam çok rahat oldu. İnce de olsa bu kitaplarda oldukça emek olduğunu kitabın iç sayfasından anlıyorsunuz. Eski yazıdan çevirilmiş, Türkçeleştirilmiş düzeltisi yapılmış. Pek çok kişinin emeği var içinde. 🔮🔮🔮 Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları'nın klasiklerini sırayla Okuyan Kadınlar Kulübü'nde okuyoruz. Benim arada katılamadığım aylar olmuştu. Onları araya sıkıştırıyorum.

Görüşmek üzere 💖

instagram Hesabım Dendenin Yörüngesi için yazdığım yorumdur.

2 Mayıs 2020 Cumartesi

Hüseyin Rahmi Gürpınar - Mürebbiye


Günümüz Türkçesine Uyarlayan: Engin Kılıç

Basım Tarihi: Nisan, 2018

Yayınevi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

Konusu: 

Matmazel Anjel, doğup büyüdüğü Paris’in kenar mahallelerindeki sefil hayatını geride bırakıp, zengin bir ailenin hanımı olmak konusunda kararlıdır. Anjel’in kaderi İstanbullu Dehri Efendi ailesinden birkaç masumun eğitim ve terbiyesinden sorumlu öğretmen olarak atanmasıyla değişir. Mürebbiyelik Anjel’e istediği kazancı sağlamayınca, evin en küçüğünden en büyüğüne bütün erkeklerini fethetmek için hazırladığı dehşetli programı derhal uygulamaya girişir. Anjel’in odasının bulunduğu koridorda gölgeler dans etmeye başlar. Ev ahalisi giderek birbirine düşer, sınırlar zorlanır ve finalde büyük bir sürpriz beklemektedir. Kendi döneminin Avrupalı romancılarını, filozoflarını yakından takip eden Hüseyin Rahmi, Mürebbiye'de geniş bir kültürel coğrafyaya referanslarla kurgusunun katmanlarını derinleştiriyor.


Yorumum:

Eski yorumlarımı tek hesapta toplama işine devam ediyorum. Diğer hesaptan arşive kaldırıyorum buraya taşıdıklarımı. Aslında bir gün instagram yorumlarım silinirse diye korkarak açtığım blog hesabım var ama uzun zamandır tembellik ediyorum yazmaya. (bu yorumu yazdıktan bir yıl sonra bloga ekliyorum şu an mesela)

Gelelim kitabımıza. Bir Murabiye var ki bu kitapta. Düşman başına. Matmazel Anjel için ne desem bilemiyorum. Fransa'dan gelmiş, bir şekilde konakta iş bulmuş. Ama gözü işte değil. Konakta kimler var fayda sağlayabileceği deftere yazıyor. Sonra onları teker teker ağına düşürüyor.
Konuyu fazla anlatmaya gerek yok. Okuyunca bu mürebbiye düşman başına  bile gelmesin dersiniz diyeyim anlayın.

Kitabın anlatımına gelince, başta dili ağır geldi. On-onbeş sayfa sonra alıştım. Fransız olduğundan Murabiye, sık sık Fransızca konuşmalar olsa da yazar aynı zamanda Türkçe'sini yazmış. Zor olmadı okumak onları. Kişileri fiziksel özellikler ve kişilik olarak betimlemeler öyle güzel anlatılmış ki insanın gözünde canlanıyor.

Tavsiye ederim. İlk iki bölüm gidince hızla ilerliyor. Yormadan okunuyor.

Yeni bir yorumda görüşmek üzere 🥰

Not: İnstagram hesabım Dendenin Yörünge'sinde yazmış olduğum yorumdur.

Hüseyin Rahmi Gürpınar - Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç


Günümüz Türkçesine Uyarlayan: Ali Faruk Ersöz

Basım Tarihi: Nisan, 2018

Yayınevi: Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları

Konusu:

Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç Hüseyin Rahmi’nin pek çok romanında olduğu gibi ikili bir yapılanma sergiler: Bir yanda eski İstanbul mahalle hayatını yansıtan ve temelde mahallenin kadınları arasında geçen konuşmalardan oluşan renkli tablolar, diğer yanda yazarın öykülediği olay.

Kuyrukluyıldız Altında Bir İzdivaç güncelden nasıl ustaca yararlanılabileceğine dair renkli bir örnektir.

Hüseyin Rahmi Gürpınar (1864-1944) Dönemini ve çevresini romanlarında yaşatıp, genç yaşlarından itibaren geniş halk kitlelerince sevilerek okunmuş Hüseyin Rahmi, edebiyatımızın benzeri az bulunur şahsiyetlerindendir. Kitaplarında İstanbul yaşamının özel inanışları, toplumsal ve ekonomik eşitsizlikler, kadın erkek ilişkileri gibi konular halkın özgün konuşma biçimleri korunarak, çok defa gülünç, bazen hüzünlü olarak işlenir. Romanımıza “mahalli renk” ilk kez onunla girer. Yazarlık yaşamına 1883’te Tercüman-ı Hakikat gazetesinde başlar. 1896’da İkdam gazetesinde roman ve öyküleri tefrika edilirken üne kavuşur. Döneminin en çok okunan yazarı olur. Tüm kazancı yazarlıktan gelir. Bu sayede Heybeliada’da şimdi müze olan köşkünü alır. 1908 Meşrutiyet’inden sonra Ahmet Rasim’le Boşboğaz adında bir mizah gazetesi çıkarır. İlk soruşturmaya böylelikle uğrar. Gazetesi kapanır. İkinci kez Ben Deli miyim? romanıyla mahkemelik olacak ve yine beraat edecektir. Çoğu roman olmak üzere öykü, tiyatro, makale ve eleştiri türünde altmışın üzerinde kitabı bulunmaktadır. Yazarın seçme eserlerine Türk Edebiyatı Klasikleri Dizimizde yer vermeyi sürdüreceğiz.


Yorumum:

#okudumbitti

Okuyan Kadınlar Kulübü ile okumuştum zamanında.

Bu kitabın yazım yılının 1910 olduğunu düşünürsek Osmanlı'nın son döneminde kadının toplumdaki yeri ve aydın kesimin iki kültür arasında sıkışmasını da satır aralarında görüyorsunuz kitapta.
Öncelikle kitabın konusunu özetleyeyim kendimce. İrfan evladımız kadınlarla iletişim kuramadığı için kadın düşmanı olmuş, gazetenin birine bu konuda yazılar yazan aydın bir gençtir! Kızımız ki kim olduğunu bilmiyoruz bir süre ona mektuplar yazıp entelektüel sohbetler etmek isteyen bir okumuş kızdır. Konu Halley kuyruklu yıldızı. Dünyayı zehirleyecek mi çarpacak mı? İrfan fırsat bu fırsat bilgili ve sorumlu bir efendi olarak topluyor eve kadınları konferans veriyor. Amaç aslında alay edip korkutmak. Ve mektupların gelmesiyle İrfan'ın aslında kendisiyle bir şekilde ilk iletişim kuran kıza aşık olması -yüzünü görmese dahi- ile konu ilerliyor. Mektuplar özellikle hanım kızımızın yazdığı dönemin kadınlarına ışık tutuyor. O mektuplardan iki alıntı bırakıyorum size. Ben çok beğendim. Dili nispeten sade sayılabilir. Sadece ilk başlarda alışmak gerekti. On sayfa kadar.
"Zavallı Türk kadını için ev içinde bedenini hareket ettirmeye iki büyük vesile vardır. Ya ortalık süpürmek adına hasır süpürgeyi alıp iki kat olarak evin bütün mikroplu tozlarını yutmak... Yahut çamaşır adına leğen başında akşama kadar bütün ailenin kirlilerinin sıcak su içinde saldığı zehirli buharları teneffüs etmek... İşte bizim en büyük egzersizimiz sporumuz bundan ibarettir."

"Kadına şeriatın koyduğu cezaları aşmak derecesinde birçok emirlerde bulunuyorsunuz. Biçare her dediğinizi kabul ediyor. Her sözünüze eyvallah diyor. Şu şekilde yetiştirdiğiniz kadını şimdi ne hakla beğenmiyorsunuz?"

Özellikle meçhul kızımızın mektupları okumaya değer.

Not: instagram hesabım Dendenin Yörüngesi için yazdığım yorumdur.


30 Nisan 2020 Perşembe

Nisan Ayında Okuduklarım


Instagram hesabım dendenin yörüngesinde paylaşılan gönderidir.

Merhaba, 
#nisanayındaokuduklarım ile karşınızdayım. Geçen aydan iki fazla okumuşum sayı olarak ama geleneksel kolajımı bozmamak için birini eledim kolajda ve profil resmimi koymadım bu sefer. Aşağıdaki liste tam ama.

İşte listem: 
🌻Debbie Macomber - Elveda Geçmiş @epsilonyayinevi 
🌻Ahmet Mithat Efendi - Çingene @isbankasikulturyayinlari 
🌻Sarah MacLean - Tehlikeli Arzular @nemesiskitap 
🌻Hermann Hesse - Knulp @yapikrediyayinlari 
🌻Yaprak Öz - Villa Şakayık @oglakkitap
🌻Janet Dailey - Aşkın Dönüşü 
🌻 Olcay Şeker - Gölgeler @ahbap_kitap
🌻Vicente Blasco Ibenez -Mahşerin Dört Atlısı @isbankasikulturyayinlari 
🌻Jack London - Adem'den Önce @isbankasikulturyayinlari 
🌻Anouska Knight - Sen Gittiğinden Beri @yabanciyayinlari 

Nisan ayı ilk korona günlerine nazaran panik duygumu bastırdığım, ama buna karşın günlük alışkanlıklarımın bozulduğu bir ay oldu. Beslenme alışkanlığım başta olmak üzere, daha tembelleştim, işleri öteler oldum. Şimdi mayıs ayında okullar yine uzaktan eğitimde. O zaman derin bir nefes alıp yeniden yapılanmanın zamanı. 

Mayıs ayı mutlu günlere ulaşacağımız, insan olarak dünya için daha iyiye gitmek için neler yapabiliriz, uygulayabiliriz dediğimiz aydınlanma yaşayacağımız bir ay olsun💕💕💕💕 

Görüşmek üzere 💕

Sütlaç


Bu tarifi 2009'dan beri yapıyorum. Asıl tarifte kendime göre değişiklikler yaptım ve beni hiç yarı yolda bırakmadı. Gözünüz kapalı deneyin derim. 

Malzemeler:

- 1 litre süt + 1 su bardağı süt
- 1,5 çay bardağı pirinç,
- 1 litre su,
- 2 yemek kaşığı pirinç unu (nişasta da olabilir),
- 1 su bardağı toz şeker (biz çok tatlı sevmiyoruz, miktar isteğe göre çoğaltılıp azaltılabilir),
- İsteğe göre bir paket şekerli vanilin (ben seviyorum)

Yapılışı:

- Pirinçleri yıkayınız,

- 1 litre suyu ateşe koyunuz ve pirinçleri ekleyiniz.

- Pirinçler uzayıp bıraktığı suyu çekene kadar pişiriniz (dibinin tutmaması için sık sık karıştırılmalıdır).

- 1 litre soğuk sütü ekleyiniz.

- Bir iki defa karıştırarak kaynamasını bekleyiniz.

- Bir kasede pirinç unu ve 1 su bardağı sütü karıştırınız.

- Pirinç unu + süt karışımını tencereden alacağınız kaynamış süt ile yavaşça ılıtınız.

- Pirinç unu + süt karışımını tencereye yavaş yavaş ekleyiniz, bu aşamadan sonra sürekli karıştırarak pişirilmelidir, yoksa dibi tutar.

- Yaklaşık 10 dakika sonra yani sütlacımız kaynayınca şekeri ve vanilini ilave ediniz (sütlacın şekeri sonda konulmaktadır).

- 1-2 taşım kaynatınız, kaselere bölüştürülerek soğumasını bekleyiniz.

Sütlacın soğumasını beklerken yapılacak en güzel şey nedir? Hayat kitapla güzel... desem :)

Not: Yemek yaparken hep iyi bir ruh halim olsun isterim. Sıkıntılarınız varsa da zihninizi boşaltın, yemek yaparken iyi ruh hali gelecektir.